Haklı çıkma çabası, temelde benlik değerini koruma çabasıdır.
Kişi eleştiriye tahammülsüz ve dayanıksızdır. Yanıldığının veya hatalı
olduğunun ortaya çıkmasını ego ’ya saldırı olarak algılar. Bunu dikkat tehlike
var, küçük düşeceğim, düşüyorum şeklinde değerlendirip otomatik bir şekilde
gardını alır ve kendini savunma ihtiyacı hisseder. Sürekli ve aşırı defansın
nedeni içerdeki zedelenmiş, kolay incinebilir tarafın aşırı duyarlılığıdır, o
her zaman tetiktedir.
Başlangıç İfadesi (Setup):
Kendi içimde derinlerde bir yerde gizlenmiş, kendini değersiz hisseden bir tarafım (bir ego parçam) var. Bu yanıma, bir şekilde yetersizliği, eksikliği veya kusuru hatırlatılacak şekilde dokunulduğunda hemen tetiklenerek aşırı duyarlı bir hale geçiyor. Bu yanım bir kere aktive olduktan sonra ise artık yapılan geri bildirimler iyi niyetli olsa dahi, bunları egoma (benliğime) bir saldırı olarak algılıyorum.
Eksik ya da hatalı öğrendiğim bir bilgimin yanlışlanması ile küçük düşeceğimi rezil olacağımı bunun benlik değerimde bir azalmaya neden olacağını sanıp otomatik bir şekilde üste çıkmaya haklı çıkmaya çalışıyorum. İçimdeki o zedelenmiş, incinmiş, eleştiriye dayanayaman tarafım aşırı, ölçüsüz ve büyüklenmeci tarzda tepkilerle beni korumaya çalışıyor.
Bu eleştiriye tahammülsüz yanımın bu şekilde aşırı telafici, büyüklenmeci başa çıkma davranışlarının insanlarla olan ilişkilerimi bozduğunu itici algılanmama neden olduğunu hatta aşırıya kaçarsam insanlarda nefret dahi uyandırabileceğini fark ederek bundan sonra bu şekilde otomatik tepkiler vermek yerine bilinçli aklımla hareket etmeyi seçiyorum.
Her zaman haklı çıkmak zorunda değilim. Bildiğim her şey mutlak doğrular olmak zorunda değil. Bir şeyleri eksik, bir şeyleri hatalı öğrenmiş olmakta her zaman mümkündür. Her konuda yetkin olmak zorunda değilim. Yetkin olduğum bir alanın her detayına hâkim olamayabilirim. Her insan bi yandan uygulama yaptığı konularda yeni bir şeyler öğrenirken, öte yandan kullanmadığı bazı bilgileri de unutur. Bütün bunlar, evrensel, normal, doğal ve insanca hallerdir. Bunların hiçbiri hiç kimseyi değersizleştirmediği gibi beni de değersizleştirmez. Bazen bulunduğum durum doğası gereği geri bildirim ve hatta eleştiri gerektirebilir. Yine de böyle bir eleştiri egoma bir saldırı anlamına gelmeyebilir. Böyle bir durumda verilmek isteneni alamamak, farkında olamamak, karşı tarafın niyetini anlayamamak beni savunmacılığa iter. Böyle bir ruh haliyle giriştiğim gereksiz haklı çıkma çabalarım da karşı tarafın da egosunu koruma refleksi ile hareket etmesine yol açabilir.
Bundan sonra her ne kadar böyle bir yanım tetiklenip haklı çıkmam için bana baskı yapıyor ve bende kendimi savunmak zorundaymışım gibi hissediyor olsam dahi, hislerimle değil bilinçli aklımla hareket etmeyi seçiyorum. Sahip olduğun farklı fikirleri insanlarla paylaşmam gereken zamanlar olduğunda da yanılabileceğimin, eksik bilebileceğimin, kimseye kendimi ispat etmek zorunda olmadığımın ve bilgimin değerimle bir ilişkisinin olmadığının farkındalıklarıyla, görüşlerimi, zamanında, yerinde ve uygun bir dille ifade etmeyi seçiyorum.
Nasıl Uygulayabilirsiniz?
Aşağıda haklı çıkma çabasına neden olabilecek inançlar var. Bunlar herkeste farklı şekillerde olabilir. En doğru yaklaşım herkesin kendi inancını tespit etmesi. Aşağıdaki listeyi okuduğunuzda size doğru ve mantıklıymış gibi gelen sizin inancınızdır.
EFT yapmayı bilenler bu inançlar üzerinde EFT yaparak çalışabilirler. Bilmeyenlerde bir yandan bedenlerinin bir noktasına örneğin bu göğüs kısmı olabilir parmakları ile tıklarken bir yandan da kendilerine doğru gibi gelen bir inancı tekrar edebilirler. Her tekrar edişten sonra farkında olan (olanı biteni izleyen, takip eden) tarafınız, zihninizde akan düşünceleri takip etsin. Bu düşünceler arasında hem bu inancı destekleyen hem de çürüten kanıtlarda olacaktır.
Bir süre bunu yaptığınızda düşünceniz daha gerçekçi bir forma yaklaşabilir. İnancın temelsizliğini gösteren kanıtlar bu inancın yıkılmasına yardımcı olur. Kaçınılan duygulara maruz kalmak ise alışma sağlayarak kaçınmayı azaltacaktır. Ancak bunu yapmaya başlamadan önce her seferinde yukarıdaki bilinçli bakış veren uzun ifade bir kez okunmalı ya da ses kaydı yapılıp dinlenmelidir. Çünkü başlangıçta karşı-kanıt bulmak zor gelebilir. Bu şekilde kendi başınıza yapacağınız bir çalışma ile bile, "engel inanç" size tamamen mantıksız ve gerçek dışı gelene kadar ya da daha gerçekçi bir ifade ile yer değiştirene kadar o rasyonel olmayan inancınız üzerinde çalışarak kendinize yardım edebilirsiniz.
Yıkılacak İnançlar (EFT Vuruş İfadeleri):
"Her eleştiri benliğime(egoma) bir saldırıdır"
“Eleştirilmek katlanılamayacak birşeydir”
"Hatalı olduğunun ortaya çıkması küçük düşürücü birşeydir”
"Her davranışım ve düşüncem mutlaka doğru olmalı"
"Eksik bilmek, utanılacak bir şeydir"
"Haksız olduğumu/yanıldığımı kabul etmek değerimi düşürür”
“Savunduğum fikri değiştirmek altta kalmayı/aşağıda olmayı kabul etmektir”
"Fikrimin çürütülmesi benimde çürütülmem demektir"
"Değerim başkalarının bana bakışına bağlı"
"Eleştiriye izin verirsem kendimi (içimdeki incinmiş tarafımı) korumamış olurum"
Son Söz;
Şimdi o incinmiş ve tekrar zedelenmekten korkan tarafa sesleniyorum; Bırak artık sürekli kusur sandığın her şeyi kapatmaya çalışmayı, yok öyle her yönüyle eksiksiz, tam ve mükemmel bir insan ve olmayacakta, bir de her neysen kendini olduğun gibi kabul etmeyi dene. Olduğun şeyde bir eksiklik, gediklik yok. Çünkü zaten insan olmakta böyle bir şey. İnsan olmak eksikleri, noksanları, kusurları olmak demek. Öyle noksansız bir tamlık, insan olmanın doğasına ve gerçeğine aykırı. Öyle hatasız bir kusursuzluk evrensel gerçekliğe aykırı.
Aksi halde ne olursan ol, neye sahip olursan ol, hangi statüye gelirsen gel, yine de hata yapmaktan, haksız çıkmaktan, kusurlarının farkına varılmasından ve eleştirilmekten korkacaksın. Hayatın kendi kusurlarını örtmek için makyaj yapmakla geçecek. Hayatın laf gelmesin diye mükemmel olmaya çalışmakla, eksiğimi bulacaklar korkusuyla ön alma çabalarıyla geçecek. Zihnin sürekli olası eleştirilere savunmalar hazırlamakla meşgul olacak. Ne zihnin dinginliği ne bedenin huzuru deneyimlemeye fırsat bulamayacak.
Ama böyle bir hayat gerçekten zor be dostum. Belki de kusur sandığın ve habire kapatmaya çalıştığın, örtmeye çabaladığın o şeyler doğallığındır. Ve biliyorsun doğal olan her şey sahtesinden değerlidir. Ne dersin bir de bu yolu denemeye! Belki de o korktukların olmayacak. Belki de insanlar o saklamaya çalıştığın şeyleri sende gördüğünde aaa ne kadar da aşağı biriymiş diyerek seni incitmek, yaralamak, reddetmek yerine bu da bizim gibi bir insanmış deyip seni daha çok kabul edecekler. Böylece o tek başına yaşadığın kulenden inip insanlarla beraber olabilmenin keyfini ve huzurunu yaşayacaksın. Bunu denemeden bilemezsin. Eğer yağmurun seni eritip yok edeceğine inanmışsan yağmurda yürüyemezsin. Bir kez bile ıslanmayı göze almadan da bunu hiçbir zaman öğrenemeyeceksin.
Başlangıç İfadesi (Setup):
Kendi içimde derinlerde bir yerde gizlenmiş, kendini değersiz hisseden bir tarafım (bir ego parçam) var. Bu yanıma, bir şekilde yetersizliği, eksikliği veya kusuru hatırlatılacak şekilde dokunulduğunda hemen tetiklenerek aşırı duyarlı bir hale geçiyor. Bu yanım bir kere aktive olduktan sonra ise artık yapılan geri bildirimler iyi niyetli olsa dahi, bunları egoma (benliğime) bir saldırı olarak algılıyorum.
Eksik ya da hatalı öğrendiğim bir bilgimin yanlışlanması ile küçük düşeceğimi rezil olacağımı bunun benlik değerimde bir azalmaya neden olacağını sanıp otomatik bir şekilde üste çıkmaya haklı çıkmaya çalışıyorum. İçimdeki o zedelenmiş, incinmiş, eleştiriye dayanayaman tarafım aşırı, ölçüsüz ve büyüklenmeci tarzda tepkilerle beni korumaya çalışıyor.
Bu eleştiriye tahammülsüz yanımın bu şekilde aşırı telafici, büyüklenmeci başa çıkma davranışlarının insanlarla olan ilişkilerimi bozduğunu itici algılanmama neden olduğunu hatta aşırıya kaçarsam insanlarda nefret dahi uyandırabileceğini fark ederek bundan sonra bu şekilde otomatik tepkiler vermek yerine bilinçli aklımla hareket etmeyi seçiyorum.
Her zaman haklı çıkmak zorunda değilim. Bildiğim her şey mutlak doğrular olmak zorunda değil. Bir şeyleri eksik, bir şeyleri hatalı öğrenmiş olmakta her zaman mümkündür. Her konuda yetkin olmak zorunda değilim. Yetkin olduğum bir alanın her detayına hâkim olamayabilirim. Her insan bi yandan uygulama yaptığı konularda yeni bir şeyler öğrenirken, öte yandan kullanmadığı bazı bilgileri de unutur. Bütün bunlar, evrensel, normal, doğal ve insanca hallerdir. Bunların hiçbiri hiç kimseyi değersizleştirmediği gibi beni de değersizleştirmez. Bazen bulunduğum durum doğası gereği geri bildirim ve hatta eleştiri gerektirebilir. Yine de böyle bir eleştiri egoma bir saldırı anlamına gelmeyebilir. Böyle bir durumda verilmek isteneni alamamak, farkında olamamak, karşı tarafın niyetini anlayamamak beni savunmacılığa iter. Böyle bir ruh haliyle giriştiğim gereksiz haklı çıkma çabalarım da karşı tarafın da egosunu koruma refleksi ile hareket etmesine yol açabilir.
Bundan sonra her ne kadar böyle bir yanım tetiklenip haklı çıkmam için bana baskı yapıyor ve bende kendimi savunmak zorundaymışım gibi hissediyor olsam dahi, hislerimle değil bilinçli aklımla hareket etmeyi seçiyorum. Sahip olduğun farklı fikirleri insanlarla paylaşmam gereken zamanlar olduğunda da yanılabileceğimin, eksik bilebileceğimin, kimseye kendimi ispat etmek zorunda olmadığımın ve bilgimin değerimle bir ilişkisinin olmadığının farkındalıklarıyla, görüşlerimi, zamanında, yerinde ve uygun bir dille ifade etmeyi seçiyorum.
Nasıl Uygulayabilirsiniz?
Aşağıda haklı çıkma çabasına neden olabilecek inançlar var. Bunlar herkeste farklı şekillerde olabilir. En doğru yaklaşım herkesin kendi inancını tespit etmesi. Aşağıdaki listeyi okuduğunuzda size doğru ve mantıklıymış gibi gelen sizin inancınızdır.
EFT yapmayı bilenler bu inançlar üzerinde EFT yaparak çalışabilirler. Bilmeyenlerde bir yandan bedenlerinin bir noktasına örneğin bu göğüs kısmı olabilir parmakları ile tıklarken bir yandan da kendilerine doğru gibi gelen bir inancı tekrar edebilirler. Her tekrar edişten sonra farkında olan (olanı biteni izleyen, takip eden) tarafınız, zihninizde akan düşünceleri takip etsin. Bu düşünceler arasında hem bu inancı destekleyen hem de çürüten kanıtlarda olacaktır.
Bir süre bunu yaptığınızda düşünceniz daha gerçekçi bir forma yaklaşabilir. İnancın temelsizliğini gösteren kanıtlar bu inancın yıkılmasına yardımcı olur. Kaçınılan duygulara maruz kalmak ise alışma sağlayarak kaçınmayı azaltacaktır. Ancak bunu yapmaya başlamadan önce her seferinde yukarıdaki bilinçli bakış veren uzun ifade bir kez okunmalı ya da ses kaydı yapılıp dinlenmelidir. Çünkü başlangıçta karşı-kanıt bulmak zor gelebilir. Bu şekilde kendi başınıza yapacağınız bir çalışma ile bile, "engel inanç" size tamamen mantıksız ve gerçek dışı gelene kadar ya da daha gerçekçi bir ifade ile yer değiştirene kadar o rasyonel olmayan inancınız üzerinde çalışarak kendinize yardım edebilirsiniz.
Yıkılacak İnançlar (EFT Vuruş İfadeleri):
"Her eleştiri benliğime(egoma) bir saldırıdır"
“Eleştirilmek katlanılamayacak birşeydir”
"Hatalı olduğunun ortaya çıkması küçük düşürücü birşeydir”
"Her davranışım ve düşüncem mutlaka doğru olmalı"
"Eksik bilmek, utanılacak bir şeydir"
"Haksız olduğumu/yanıldığımı kabul etmek değerimi düşürür”
“Savunduğum fikri değiştirmek altta kalmayı/aşağıda olmayı kabul etmektir”
"Fikrimin çürütülmesi benimde çürütülmem demektir"
"Değerim başkalarının bana bakışına bağlı"
"Eleştiriye izin verirsem kendimi (içimdeki incinmiş tarafımı) korumamış olurum"
Son Söz;
Şimdi o incinmiş ve tekrar zedelenmekten korkan tarafa sesleniyorum; Bırak artık sürekli kusur sandığın her şeyi kapatmaya çalışmayı, yok öyle her yönüyle eksiksiz, tam ve mükemmel bir insan ve olmayacakta, bir de her neysen kendini olduğun gibi kabul etmeyi dene. Olduğun şeyde bir eksiklik, gediklik yok. Çünkü zaten insan olmakta böyle bir şey. İnsan olmak eksikleri, noksanları, kusurları olmak demek. Öyle noksansız bir tamlık, insan olmanın doğasına ve gerçeğine aykırı. Öyle hatasız bir kusursuzluk evrensel gerçekliğe aykırı.
Aksi halde ne olursan ol, neye sahip olursan ol, hangi statüye gelirsen gel, yine de hata yapmaktan, haksız çıkmaktan, kusurlarının farkına varılmasından ve eleştirilmekten korkacaksın. Hayatın kendi kusurlarını örtmek için makyaj yapmakla geçecek. Hayatın laf gelmesin diye mükemmel olmaya çalışmakla, eksiğimi bulacaklar korkusuyla ön alma çabalarıyla geçecek. Zihnin sürekli olası eleştirilere savunmalar hazırlamakla meşgul olacak. Ne zihnin dinginliği ne bedenin huzuru deneyimlemeye fırsat bulamayacak.
Ama böyle bir hayat gerçekten zor be dostum. Belki de kusur sandığın ve habire kapatmaya çalıştığın, örtmeye çabaladığın o şeyler doğallığındır. Ve biliyorsun doğal olan her şey sahtesinden değerlidir. Ne dersin bir de bu yolu denemeye! Belki de o korktukların olmayacak. Belki de insanlar o saklamaya çalıştığın şeyleri sende gördüğünde aaa ne kadar da aşağı biriymiş diyerek seni incitmek, yaralamak, reddetmek yerine bu da bizim gibi bir insanmış deyip seni daha çok kabul edecekler. Böylece o tek başına yaşadığın kulenden inip insanlarla beraber olabilmenin keyfini ve huzurunu yaşayacaksın. Bunu denemeden bilemezsin. Eğer yağmurun seni eritip yok edeceğine inanmışsan yağmurda yürüyemezsin. Bir kez bile ıslanmayı göze almadan da bunu hiçbir zaman öğrenemeyeceksin.

