5 Aralık 2016 Pazartesi

Haklı Çıkma Çabası -1


Sık başvurulan haklı çıkma çabasının gerçek amacı benliğin, egonun değerini korumaktır. Eğer hatalı olduğu ortaya çıkarsa benlik değerinin düşeceğine, yaralanacağına inanan bir tarafımız varsa sık sık haklı çıkma çabası içine gireriz. Bu yön bir şekilde tetiklendiğinde değerim düşüyor korkusu otomatik bir şekilde aslı astarı olmayan dayanaksız ve temelsiz üstünlük taşlayıcı büyüklenmeci düşünceler sergilemeye neden olur. Gerçekte ise her zaman haklı olmak zorunda değiliz, gerekli gereksiz her durumda haklı çıkmak için kendimizi savunmak zorunda değiliz. Benlik değerimiz haklı çıkmamıza ya da çıkmamamıza bağlı değildir. Haklı çıksak da çıkmasak da ne kadar değerliysek yine o kadar değerli olarak kalmaya devam edeceğiz.

Başlangıç İfadesi :


Her ne kadar her işimde, davranışımda, görüşümde her zaman haklı çıkma çabasında olsam da artık bunun otomatik olarak sergilediğim, insanlara da itici gelebilecek gereksiz ve gerçekte ihtiyacım olmayan bir davranışım olduğunu fark ediyorum.

Her insan hata yapabilir, bir konuda yanlış bir fikir geliştirebilir, ya da her hangi bir konuyu hatalı bir şekilde öğrenebilir, bu gayet doğal ve insani bir durumdur. Doğru olduğu düşünülen bir fikrin de yanlışlanabilme ihtimali her zaman vardır. Bu durumlarda haklı çıkma çabasına girmek yerine basitçe benim görüşüm hatalı, ya da yanlış yaptım demeyi seçiyor ve bir fikrin daha doğrusunu öğrenmekle gerçekte karlı olanın yine kendim olduğunu fark ediyorum.

Üstelik çok sağlam kanıtlara sahip olsan bile eğer olay bir işin doğrusunu anlamadan çıkıp ego defansına dönüştüyse orada haklı ya da haksız olmanın da bir anlamı kalmaz.

Bu yüzden çoğu zaman içimdeki bu haklı çıkma dürtüsünün bir baskısı olsa dahi aslında kimseye kendimi savunmak, kimseye bir şeyi ispatlamak zorunda değilim. Haklı çıkma çabamın, değerimi korumak ihtiyacında olan bir yanımın otomatik olarak devreye girmesiyle oluşan bir defans hareketi olduğunu fark ediyorum. Gerçekte bu şekilde yerli yersiz sürekli haklı çıkma çabalarım, sahte değer kazanma ihtiyacımın ve değerim düşecek korkularımın tepkileri. Bu nedenle kendime hata yapma ve hatalarımdan öğrenerek gelişme hakkını tanıyorum.

İnsanın zihninden büyüklenmeci düşüncelerin sık geçiyor olması onu büyük veya üstün yapmaz. Bu düşünceler, eğer üstte, haklı, güçlü, bilen, iyi olan ben olmaz isem eleştirilebilirim korkusudur. Ancak insan olmak demek zaten mükemmel olmamak demektir. Çünkü hiç kimse her konuda veya her alanda mükemmel olamaz. Her insan kimi alanlarda iyidir kimi alanlarda kötü. Kimi konuları iyi bilir kimi konuları pek bilmez. Bazı alanlarda yeteneklidir bazı alanlarda yeteneksiz. Farklı tecrübeler, deneyimler, yetkinlikler, yetenekler insanları bir diğerinden üstün veya altta değil, bir diğerinden değerli veya değersiz değil sadece farklı yapar. Sadece insan yapar.

Büyüklenmeci düşünceler ise insan olduğunu fark edemeyip, madem mükemmel olamıyorum o zaman başkalarının benim eksiklerimi gediklerimi fark edip beni yaralamasına izin vermemek için sürekli kendimi savunmalıyım inancından kaynaklanır. Zihin sürekli eleştiri gelebileceği korkusu duyduğu konuların hayali savunmasıyla meşguldür. Onu buna motive eden ise saldırı gelebilecek her bir noktanın baştan senaryo edilip deliklerin kapatılması, açık ve gediklerin giderilmesidir.

Kişi insan olduğunu, bu yüzden eksik ve kusur ve hatalarının olabileceğini kabul edemeyince, bu sefer temelsiz ve dayanaksız bile olsa sanki olması gerektiğini düşündüğü o yüksek standartlara sahipmiş gibi kendine toz kondurtmayacak savunmalar hazırlamakla çok meşgul olur. Tabi bunu çoğu zaman bilinçli olarak farkında olmadan yapar. Bu onun alışkın olduğu ve onun için olağan bir şeydir. Bu nedenle anormal gelmez. Bu tarz düşünceler özel bir dikkat gösterilmez ise fark edilmese de bu düşüncelere dayalı olarak sergilenen davranışlar daha kolay fark edilebilir. Çünkü bu yüzden çok şey yapılır.

İşte iddiacılıklar bu yüzdendir. Bir kere taraf olunan bir konuda inat etmeler bu yüzdendir. Savunulan şey çürütülse dahi kabul etmekte zorlanmalar, esneklik gösterememeler bu yüzdendir. İşte dünyaya at gözlüğü ile bakarak, tek doğru benim doğrum, en doğru benim doğrum demeler bu yüzdendir. İşte altyapısı olmadan yetkin olduğunu iddia etmeler, yetkin olmadan yapabilme iddiaları bu yüzdendir. İşte aşırı tarafgirlikler, aşırı düşmanlıklar, içi boş bilgiçlikler bu yüzdendir

İşin özünde ise olay değerimin düşmesinden korkuyor olmam. Hem de çok korkuyorum. Bütün bu düşünceler, davranışlar o korku yüzünden. Herhangi birinin fikrime karşıt olması ya da farklı bir fikirde olması hemen benim bu korkumu tetikliyor ve bende insanlara aslında ne kadar değerli olduğumu, bir eksiğim ve noksanım olmadığını ispatlamaya çalışıyorum. Bunu yapabilmek içinde zihnimde sürekli büyüklenmeci, üstünlük taşlayıcı, değerimi yükseltici düşüncelerle bu korktuğum durumlara hazırlık yapıyorum.

Gerçekte benlik değerimi bu şekilde aşırı korumaya çalışıyor olmam, zihnimi sürekli bunlarla meşgul ediyor olmam, bu yüzden çoğu zaman kızgınlık duygusu taşımam, kendime olan güvensizliğimden ve kendi değerim hakkındaki şüphelerimden başka bir şey değil. Artık bu durumun benim yersiz ve gereksiz korkularımdan ve kendi değerim hakkındaki güvensizliklerimden kaynaklanan otomatik içsel savunmalarım olduğunu fark ederek bu tarz otomatik büyüklenmeci düşünceleri durdurmayı, onları kritik ederek yerlerine gerçekçi, makul, akılcı alternatiflerini koymayı seçiyorum.

Yıkılacak İnançlar (EFT Vuruş İfadeleri):

  • “Değerli, olduğumun anlaşılmasına ihtiyacım var”
  • “Haklı olduğumu insanlar anlamalı”
  • "Haklılığım kabul edilmeli”
  • “Haksız çıkmayı kaldıramam”
  • “İnsanlar haksız olduğumu fark ederse değerim düşer”
  • “Hatalarım ortaya çıkarsa egom yara alır”
  • "Savunduğum şeyde haklı çıkmaz isem altta kalmış olurum"
  • “Değerim insanların onayına bağlı”
  • “Mükemmelmişim gibi düşünürsem değersiz hissetmem”
  • “Üstünlük taslarsam altta kalmamış olurum"
  • "Büyüklenmeci düşünürsem benlik değerimi korurum”
Derin bir nefes al... ver..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Odaklanmanın Psikolojik Mekanizmaları