11 Mart 2021 Perşembe

Acıyı Konuşmak - Yas Terapisi

Yıllar boyu yaşanılan ve içerde biriktirilenlerle artık başa çıkamıyor  olmak, insana yükünü bırakabileceği bir yer aramaya iter. Kendini ifade edebilmenin bir yolunu aramaya. Bir çok insanı terapi odasına getiren şey içindeki incinmiş çocuktur. Belki artık bir şeyleri değiştirmenin zamanının geldiğini düşünüyordur. Böylesi kırılma anlarından birisi de bir kaybın yaşandığı zamanlardır. Dilerseniz yas süreçlerinde neler olduğunu birlikte anlamaya çalışalım. 

Literatürde Yasın 5 Evresinden Bahsedilir. Bunlar;

1. İnkâr; durum yok sayılır. Kabul edilmez. Bir yanlışlık olduğu düşünülür.

2. Kızgınlık/öfke; sorgulamalar başlar ve öfke harekete geçer. Neden ben?

3. Pazarlık; durumu kabul edilebilir hale getirme safhası. Madem olmuş bir çıkış yolu bulayım.

4. Depresyon; durumun idrakine varma. Hayattan soyutlanma, ilgisizlik, kayıtsızlık ve umutsuzluk.

5. Kabullenme; durumun hazmedilip normal hayat akışına dönüş.

İşe Gitmek ve Acı

T: İşe gitmeye başlamanız size nasıl hissettiriyor?

D: İşe gitmek için kendimi zorluyorum ama her şey canımı çok acıtıyor.  

T: Kendinize neler söylüyorsunuz?

D: Bunun bir seçim olmadığını, gitmek zorunda olduğumu söylüyorum. 

T: Seçeneksiz hissetmek zor olmalı. 

D: Yaşamım boyunca yapılması gerekeni yapmak bana hep doğru gelmişti. Ama bu durum farklı. Yaşamım sonsuza dek değişti. Buna katlanamıyorum. 

T: Yaşamınızdaki bu değişimle birlikte bir takım seçeneksizlikleri de deneyimlemek durumunda kalıyorsunuz. Bu sizin için çok üzücü ve zor bir durum. 

D: Evet hala kabullenebilmiş değilim. Onun öldüğünü kimseye söyleyemiyorum. 

T: Söylemenizi neler zorlaştırıyor olabilir? 

D: Bu konuyu her konuştuğumda onu bir daha göremeyeceğimi hatırlıyorum. Sonrasında da kendimi sorgulamaya başlıyorum. 

T: Neleri sorguluyorsunuz? 

D: Onun zor dönemlerinde yapmam gerekenleri yapabildim mi düşünceleri... Keşkeler...  

T: Bu şekilde suçlu hissetmenin sizin için anlamı ne olabilir? 

D: Tam veda edemedim. Acaba kendimi suçlayıp cezalandırarak acımı hafifletmeye mi çabalıyorum. 

T: Bu önemli bir farkındalık. Yaşadıklarınızı kabul etmek için zamana ihtiyacınız olabilir. 

Hiçbir Şey Olmamış Gibi Devam Etmek Çok Zor

D: İşlerime yoğunlaşamıyorum. Kendimi zorluyorum ama işe yaramıyor.

T: Kendinizi zorlarken neler düşünüyor olabilirsiniz? 

D: Dik durmam gerektiğini. 

T: "Dik durmam gerek" diye düşündüğünüzde nasıl davranıyorsunuz?

D: Kendimi açamıyorum. Bir yandan ağlamak isteği var içimde ama kendimi bırakıp da ağlayamıyorum. 

T: Dik durabilmek için kendinizi ve davranışlarınızı denetliyorsunuz. Peki, duygularınızı açabilseydiniz ve ağlayabilseydiniz nasıl bir insan olmuş olurdunuz? 

D: Bu zayıf bir insan olmam demektir. 

T: İnsanlar sizi ağlarken görürlerse yeterince güçlü birisi olmadığınızı düşünebilirler, bu da sizi rahatsız ediyor. 

D: İnsanların acımaları hoşuma gitmiyor. 

T: İnsanlar beni zayıf görmemeli şeklindeki düşünceleriniz kendiniz açmanıza ve duygularınızı ifade etmenize engel olmuş. Peki, bu yaşadıklarınızdan kimseye söz edememek nasıl hissettiriyor? 

D: Daha kötü... 

Acıyı Paylaşmak

T: Peki kardeşinizi öyle üzgün gördüğünüzde neler hissettiniz?

D: Onun için kaygılandım. 

T: O sizin hakkınızda nasıl düşünüyor olabilir?

D: O da benim üzüldüğümü biliyor. Bu nedenle de konuyu açmamaya çalışıyor. 

T: Eğer konuşursa ne olacağını düşünüyor olabilir?

D: Belki o da acıyı çoğaltmaktan korkuyordur.  

T: Sanırım bu konuda konuşmayarak birbirinizi korumaya çalışıyorsunuz? Ancak acınızı paylaşmamak aranızdaki yakınlığı nasıl etkiliyor olabilir? 

D: [Danışan ağlamaya başlar…]

T: Bu süreçte üzgün olmanız ve ağlamanız gayet olağan. İçinizden ağlamak geldiğinde ağlayın... 

Bir süre sonra: 

D: Sanırım hepimiz kendi acımıza gömülmüşüz. Bu davranışımız bizi birbirimizden uzaklaştırıyor. Birbirimize yanlış bir şekilde yardım etmeye çalışıyoruz. 

Kendini Açmak

T: Bu durum hakkında biraz konuşmak ister misiniz?

D: Keşke ben de herkes gibi davranabilseydim ve bu kadar kontrollü olmasaydım. 

T: Sizin için nelerin farklı olmasını isterdiniz? 

D: [Ağlıyor…] Böyle ağlayacağımı bilmiyordum.

T: Ağladığınız için kendiniz hakkında nasıl düşündünüz?

D: Sanki bir zayıflık gibi geldi... 

T: Herkes için zor olacak bir deneyimin içinden geçiyorsunuz. Ağlıyorsunuz çünkü canınız acıyor ve üzülüyorsunuz. Bu çok insanca ve sağlıklı bir tepki.  Böyle zamanlarda her insanın kendine duygularını yaşama izni vermeye daha çok hakkı vardır. 

D: Şimdiye kadar hep insanlardan uzak durmaya çalıştım. Yaşadıklarımı kimseyle konuşamadım. Acımla ve duygularımla kendi kendime başa çıkmaya çalıştım. Sanki duygularımı içime hapsediyor gibiyim. Artık bir şekilde yaşama devam etmem gerektiğini düşünüyorum. 

T: Peki artık böyle düşündüğünüze göre bu hafta uygun birisine biraz açılma fikri şu anda size nasıl geliyor? 

Acıdan Korkmak

D: Onu düşünemiyorum.

T: Sizi onu düşünmekten alıkoyan şey ne olabilir?

D: Bunun bana acı vermesinden korkuyorum.

T: Bu duyguyu (0 -10) arasında ne kadar yoğun hissediyorsunuz?

D: Çok... göğsümde sıkıntı hissetmeme yol açacak kadar yoğun. (8) diyebilirim.

T: Peki şimdi gözlerinizi kapatın ve zihninizde ikinizin de çok iyi hisler içinde olduğu bir hatıranın hayalini araştırın. 

D: Tamam. Doğum günümü kutluyoruz, o da yanımda.

T: Bu imgeyi bir süre zihninizde canlandırırken deneyiminizi benimle paylaşabilir misiniz? Hislerinizin yoğunluğunda bir değişiklik oldu mu? 

D: Sanki 5'e düştü diyebilirim.

T: Bana 8 ile 5 arasındaki farkı söyleyebilir misiniz?

D: Sekiz göğsümde daha fazla bir sıkıntı hissettiriyordu, 5’de sanki bu biraz azaldı.

T: Bu bir fark gibi görülüyor peki nasıl yaptınız?

D: Onun beni sevdiğini hatırladım. 

T: Bu çok anlamlı. 

Onun Resmi Size Ne Derdi? 

T: Fotoğrafa bakın ve onun size bir şey söyleyebilecek olsa ne söyleyeceğini anlatın

D: Sanırım bana beni her zaman sevdiğini, bu ayrılığın bana ne kadar acı verdiğini bildiğini ama artık yavaş yavaş yaşamıma devam etmem gerektiğini söylerdi. 

T: Yaşadıklarınız hiç kolay değil. Peki şimdi ona veda edecek olsanız neler söylemek isterdiniz? 


Klinik Psikolog Dr. Mustafa Gürsoy 


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Odaklanmanın Psikolojik Mekanizmaları